Bizim Sözleşmemiz Vatan Sevgisidir
“Bizim Sözleşmemiz Vatan Sevgisidir”
Uzman Çavuşların sesi, mücadelesi ve vefa çağrısı;
“Uzman Çavuşlar nasıl bir yükün altında görev yapıyor?”
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin en kritik kadrolarında görev yapan uzman çavuşlar, yaklaşık 40 yıldır terörle mücadelenin en ön safında yer alıyor. Dağda, sınır hattında, operasyon bölgesinde, mağarada, pusuda… En riskli görevlerin merkezinde hep onlar var.
“Burada terör var, burada terörist var; gir aslanım!” denildiğinde tereddütsüz o karanlık inlere girenler uzman çavuşlardır. Şehit olan da, gazi olan da, uzuvlarını kaybeden de çoğu zaman yine uzman çavuşlardır.
Bu insanlar gençliklerini vatan uğruna harcamış, aylarca ailesini görememiş, sıcak yuvasından uzak üs bölgelerinde görev yapmış kahramanlardır. Bayrak dalgalansın, millet huzur içinde yaşasın diye canını ortaya koymuş vatan evlatlarıdır.
BAŞKAN AHMET DURSUN
"Bunca fedakârlığa rağmen neden mağduriyet yaşanıyor?”
Çünkü uzman çavuşlar yıllardır sözleşmeli statüyle görev yapıyor.
Bir tarafta operasyonlarda en önde görev yapan, savaşta muvazzaf kabul edilen personel; diğer tarafta ise her an “sözleşmesi yenilenmeyecek” korkusuyla yaşayan insanlar…
Kırk yıldır bu ülkeye hizmet eden uzman çavuşlar, bugüne kadar devletten fazlasını istemedi. “Can veriyorum, kan veriyorum; bana şunu verin” demedi. Ama bugün gelinen noktada binlerce insan, sağlık sorunları, keyfî uygulamalar veya sözleşme gerekçeleriyle mesleğinden uzaklaştırıldı.
Bugün yaklaşık 350 bin vatan evladı, yıllarını verdiği mesleğinden koparılmış durumda. Arkalarında yarım kalmış hayatlar, mağdur aileler ve büyük bir sessizlik bırakarak…
BİZLERİN TALEBİ ARTIK SESİMİZİ DUYUN
“Uzman Çavuşların en büyük talebi nedir?”
En temel talep mesleki güvence.
“Askerliğin sözleşmesi olmaz” diyen uzman çavuşlar, vatan sevgisinin imzayla ölçülemeyeceğini ifade ediyor. 
Şehadetin birinci yılda da yirminci yılda da gelebileceğini hatırlatan uzman çavuşlar şu soruyu soruyor:
“Şehit olan kahramanların sözleşmeleri mi bitti?”
Bu soru bile sistemdeki çelişkiyi ortaya koyuyor.
Uzman çavuşlar; geçici değil, kalıcı ve güvenceli bir statü talep ediyor. Çünkü onlar bu ordunun geçici personeli değil, omurgası olduklarını düşünüyor.
“Sağlık sorunlarında yaşanan mağduriyetler gerçekten bu kadar ağır mı?”
Ne yazık ki evet.
Görev sırasında sağlığını kaybeden, ameliyat olan, uzun süre tedavi gören ya da kronik rahatsızlık yaşayan birçok uzman çavuş meslekten çıkarılabiliyor. 
Karaciğerinden çocuğuna parça veren bir uzman çavuşun görevine son verildiği, hava değişimi süresi nedeniyle sözleşmesi feshedilen personeller olduğu ifade ediliyor.
Tansiyon, şeker, fıtık gibi ilaçla kontrol altında tutulabilen rahatsızlıklarda bile sınıf değişikliği yapılmadan meslekten çıkarma uygulanması büyük tepki çekiyor.
Uzman çavuşlar burada şu çağrıyı yapıyor:
“Biz robot değiliz. Biz bu milletin evlatlarıyız.”
“Emeklilik süreci neden ‘dram’ olarak tanımlanıyor?”
Çünkü yıllarca operasyon bölgelerinde görev yapan birçok uzman çavuş, emekli olduğunda geçim sıkıntısıyla karşı karşıya kalıyor. 
25-30 yıl boyunca dağlarda görev yapan insanlar, emeklilikte en düşük maaş seviyelerinde yaşam mücadelesi veriyor. Bugün binlerce emekli uzman çavuş geçinebilmek için güvenlik görevlisi olarak çalışmak zorunda kalıyor.
Vücudunda şarapnel taşıyan, sağlığını kaybetmiş insanların emeklilikte ekonomik kaygıyla yaşamaya devam etmesi, “vefa” tartışmasını beraberinde getiriyor.
“Sosyal haklar konusunda hangi sorunlar öne çıkıyor?”
Uzman çavuşlar, ordunun personeli olmalarına rağmen birçok sosyal haktan yeterince faydalanamadıklarını dile getiriyor. 
Orduevleri, kamplar, lojmanlar ve sosyal tesislerde yaşanan ayrımcılık hissi, personelin moralini olumsuz etkiliyor.
Özellikle ailelerinden uzak, zorlu coğrafyalarda görev yapan personel için sosyal desteklerin artırılması gerektiği belirtiliyor.
“Çözüm için hangi adımlar talep ediliyor?”
Uzman çavuşların talepleri oldukça net:
* Sözleşmeli sistemin kaldırılması
* Mesleki güvence sağlanması
* Sağlık nedeniyle sınıf değişikliği hakkı verilmesi
* Keyfî meslekten çıkarmaların son bulması
* Emekli maaşlarının iyileştirilmesi
* İlave tazminat verilmesi
* 3600 ek gösterge düzenlemesi yapılması
* Orduevi ve sosyal tesis haklarının eşit uygulanması
* “Adi malul” ifadesinin kaldırılarak “sağlık malülü” düzenlemesi yapılması
* MSÜ bünyesinde uzman çavuşlara yönelik sınıf okullarının açılması 
“Son olarak ne söylemek istersiniz?”
Uzman çavuşlar bugün bir ayrıcalık değil, emeklerinin karşılığını istiyor.
Çünkü onlar bu ülkenin en zor dönemlerinde en ağır yükü taşıdı. Şehit verirken vardılar, gazi olurken vardılar, sınır hattında vardılar, operasyonlarda vardılar.
Ama hak dağıtılırken çoğu zaman görünmediklerini düşünüyorlar.
Ve bugün tek bir cümleyle sesleniyorlar:
“Biz bu vatanın evlatlarıyız.
Biz bu ordunun omurgasıyız.
Bizim mücadelemiz; hak, hukuk ve insanlık onuru mücadelesidir.”

Okunma Sayısı : 39




